Viyana’da Amerika Birleşik Devletleri ve İran heyetleri arasında, 2015 tarihli nükleer anlaşmayı (Kapsamlı Ortak Eylem Planı – KOEP) canlandırma çabalarının ilk adımı atıldı. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Abbas Arakçi, Salı günü yapılan ilk görüşmelerin ardından ABD delegasyonuyla “iyi bir başlangıç” yaptıklarını duyurdu. Bu gelişme, ABD’nin anlaşmaya geri dönme ve İran üzerindeki yaptırımları kaldırma potansiyeli etrafındaki yoğun diplomatik çabaların başlangıcı olarak kaydedildi.
Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre, taraflar nükleer anlaşmanın tam olarak uygulanmasına dönüş için yol haritası belirleme amacıyla bir araya geldi. Ancak İran ve ABD heyetleri arasında doğrudan bir görüşme gerçekleşmedi. Avrupa Birliği’nin koordinasyonunda Almanya, Fransa, İngiltere, Rusya ve Çin’den oluşan P4+1 ülkeleri, iki taraf arasında mekik diplomasisi yürüttü. ABD heyeti farklı bir otelde bulunurken, İran heyeti Avrupa ülkeleriyle doğrudan masada yer aldı.
Viyana’daki Görüşmeler ve İran’ın Tutumu
İran heyetinin başındaki Abbas Arakçi, ilk oturumun ardından yaptığı açıklamada, görüşmelerin atmosferini “yapıcı”, “ciddi” ve “olumlu” olarak nitelendirdi. Arakçi, heyetlerin bir sonraki toplantıya kadar konuyla ilgili kendi başkentleriyle istişarelerde bulunacaklarını belirtti. İran’ın temel talebi, ABD’nin 2018’de anlaşmadan çekilmesinden sonra yürürlüğe koyduğu tüm yaptırımların tek seferde kaldırılması ve bu durumun doğrulanabilir olması.
Arakçi, İran’ın adım adım ilerleme veya dondurma-dondurmayı kaldırma gibi önerileri kabul etmediğini vurguladı. İranlı yetkiliye göre, nükleer anlaşmadaki taahhütlerinden geri dönüş, yaptırımların tamamen kaldırılmasına ve bu durumun İran tarafından teyit edilmesine bağlıdır. Ayrıca, ABD’nin “baskı diplomasisi” döneminin sona erdiğini ve yeni bir sürecin başladığını ifade etti.
Ana Gündem Maddeleri ve Beklentiler
Görüşmelerde iki ana başlık ele alındı:
- ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımların kaldırılması.
- İran’ın nükleer taahhütlerine tam uyumunun sağlanması.
İran, yaptırımların kapsamlı bir şekilde kaldırılması gerektiğini, özellikle petrol satışları, finansal işlemler ve deniz taşımacılığı üzerindeki kısıtlamaların sona ermesini talep ediyor. ABD ise İran’ın, nükleer anlaşma uyarınca uranyum zenginleştirme seviyeleri ve santrifüj sayısı gibi kısıtlamalara geri dönmesini istiyor. Bu farklı talepler, görüşmelerin önündeki en büyük engellerden birini oluşturuyor.
AB Dış İlişkiler Servisi Genel Sekreter Yardımcısı Enrique Mora, görüşmeleri koordine ederken, tüm tarafların KOEP’in tam ve etkili bir şekilde uygulanmasına döndüğünü belirtti. Bu görüşmelerin kolay olmayacağı ve zaman alacağı tahmin ediliyor. Ancak, tarafların diplomatik kanalları açık tutma iradesi, ilerleme kaydedilmesi için umut verici bir işaret olarak yorumlanıyor.
Bu görüşmeler, eski ABD Başkanı Donald Trump’ın 2018’de anlaşmadan tek taraflı çekilerek İran’a ağır yaptırımlar uygulaması ve İran’ın da buna karşılık nükleer taahhütlerini aşamalı olarak azaltması sonrası bozulan diplomatik dengeleri yeniden kurma çabasını temsil ediyor. Yeni ABD yönetimi, diplomatik çözüme açık olduğunu belirtse de, taraflar arasındaki güven eksikliği ve derin anlaşmazlıklar sürecin çetin geçeceğinin sinyallerini veriyor.

