NATO Askeri Komitesi Başkanı Oramiral Rob Bauer, Avrupa ülkelerine kendi savunmalarına odaklanmaları ve Amerika Birleşik Devletleri’nin olası politik değişiklikleri hakkında endişelenmeyi bırakmaları yönünde net bir çağrıda bulundu. Brüksel’deki NATO Genelkurmay Başkanları toplantısı sırasında yaptığı açıklamada Bauer, Avrupa’nın ABD’ye aşırı bağımlılığını azaltması gerektiğini, aksi takdirde güvenlikleri için ciddi risklerle karşı karşıya kalacaklarını vurguladı.
Bauer, Avrupa’nın güvenlik sorumluluğunu daha fazla üstlenmesi gerektiğini belirterek, kıtanın savunmasının yaklaşık %80’i için ABD’ye güvenmesinin sürdürülemez bir durum olduğunu dile getirdi. Bu kritik dönemde, özellikle ABD’deki başkanlık seçimleri ve olası bir yönetim değişikliğiyle ilgili belirsizlikler devam ederken, Avrupa’nın kendi savunma kapasitesini güçlendirme zorunluluğu öne çıktı.
Amerika’ya Bağımlılığın Stratejik Riskleri
Oramiral Bauer, ABD’nin stratejik odağını Pasifik bölgesine, özellikle Çin’e kaydırmasıyla birlikte Avrupa’nın bu durumu ciddiye alması gerektiğini ifade etti. Bu stratejik değişim, Avrupalı liderlerin kendi savunma kapasitelerini artırma konusunda acil adımlar atmasını gerektiriyor. Bauer’e göre, Avrupa, ABD’nin iç siyasi süreçlerine veya gelecekteki olası kararlarına odaklanmak yerine, kendi güvenliği için proaktif bir duruş sergilemelidir.
Bauer’in mesajı oldukça açık: “Amerika Birleşik Devletleri’nin ne yapacağını düşünerek kaygılanmayı bırakıp kendimize odaklanmalıyız.” Bu, yalnızca savunma harcamalarını artırmakla kalmayıp, aynı zamanda üretim kapasitelerini güçlendirmeyi ve mevcut askeri stokları yenilemeyi de içeriyor. Avrupa, Ukrayna’ya gönderilen ekipmanların yerine yenilerini koyma ve mühimmat stoklarını doldurma konusunda önemli bir baskı altında.
Savunma Harcamaları ve Üretimde Kritik Dönem
NATO yetkilisi, Avrupa’nın savunma sanayisini güçlendirmesi ve uzun süredir azalan askeri harcamaları tersine çevirmesi gerektiğini defalarca vurguladı. Soğuk Savaş sonrası dönemde “barış kar payı” olarak nitelendirilen savunma bütçelerindeki kesintilerin sona erdiğini belirten Bauer, kıtanın artık artan tehditlere karşı koymak için daha fazla yatırım yapması gerektiğini söyledi. Rusya’dan kaynaklanan tehditler, Sahel ve Orta Doğu’daki istikrarsızlıklar gibi bölgesel ve küresel riskler, Avrupa’nın kendi savunma gücünü artırmasını zorunlu kılıyor.
Avrupa İçin Birlik ve Entegrasyon Çağrısı
Bauer, ABD’nin NATO Anlaşması’nın 5. Maddesi’ne (ortak savunma) olan bağlılığının devam ettiğini hatırlatırken, Avrupa’nın bu güvenceye rağmen kendi iç entegrasyonunu ve birlikte çalışabilirliğini artırması gerektiğini dile getirdi. Avrupa ülkelerinin orduları arasında daha fazla uyum ve koordinasyon sağlanması, kıtanın kolektif savunma kapasitesini önemli ölçüde güçlendirecektir. Bu entegrasyon, yalnızca askerî değil, aynı zamanda siyasi ve stratejik bir birlikteliği de ifade ediyor.
Gelecekteki güvenlik zorluklarına karşı koymak için kolektif bir yanıtın şart olduğunu belirten Oramiral Bauer, Avrupa’nın kendi kaderini kendi ellerine alması gerektiğini ima etti. Bu, sadece bugünün tehditlerine değil, gelecekte ortaya çıkabilecek öngörülemeyen krizlere karşı da dirençli bir Avrupa inşa etmek anlamına geliyor.
