İşgalci İsrail ordusu, işgal altındaki Batı Şeria’nın Kudüs yakınlarındaki Kalandiya kasabasında, Filistinlilere ait bir binayı ve bir kafeyi “ruhsatsız” olduğu gerekçesiyle yıktı. Pazartesi sabahı erken saatlerde gerçekleşen yıkım operasyonuna Filistinliler tepki gösterirken, İsrail güçleri kalabalığı dağıtmak için göz yaşartıcı gaz ve ses bombaları kullandı.
Kalandiya kontrol noktası yakınında bulunan üç katlı bir bina ile bir kafenin yıkımına tanık olan bölge sakinleri, İsrail güçlerinin müdahalesiyle karşılaştı. Olaylar sırasında bazı Filistinliler göz yaşartıcı gazdan etkilenerek hafif yaralanmalar yaşadı. Yıkım, bölgede zaten yüksek olan gerilimi daha da artırdı.
Batı Şeria’daki Gerginlikler
Kalandiya, Oslo Anlaşmaları çerçevesinde İsrail’in askeri ve idari kontrolünde olan “C Bölgesi” içerisinde yer alıyor. İsrail, bu bölgelerdeki Filistinlilere ait yapıların ruhsatsız olduğunu iddia ederek sık sık yıkım operasyonları düzenliyor. Ancak Filistinli yetkililer ve insan hakları örgütleri, İsrail’in Filistinlilere C Bölgesi’nde inşaat ruhsatı vermeyi neredeyse imkansız hale getirdiğini, bu yıkımların Filistinlilerin topraklarından sürülmesi ve İsrail yerleşim yerlerinin genişletilmesi politikasının bir parçası olduğunu belirtiyor.
Bölgedeki durum, İsrail ordusunun Batı Şeria’da düzenlediği baskınlar, gözaltılar ve yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırıları nedeniyle son aylarda daha da kötüleşti. Bu olaylar, Filistinliler ile İsrail güçleri ve yerleşimciler arasındaki çatışmaları tırmandırıyor.
İzin Sorunu ve Uluslararası Tepkiler
Uluslararası hukukta İsrail yerleşim yerleri yasa dışı kabul edilmekte ve Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kuruluşlar bu yerleşimlerin genişletilmesinin barış sürecine engel teşkil ettiğini vurgulamaktadır. Filistinliler, kendi topraklarında ev inşa etmek için İsrail’den izin almak zorunda kalmaları ve bu izinlerin nadiren verilmesi durumunu ayrımcılık olarak nitelendiriyor.
Yaşanan son yıkım, İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşim politikalarına ve Filistinlilere yönelik uygulamalarına dair uluslararası toplumdaki endişeleri yeniden gündeme getirdi. İnsan hakları grupları, bu tür yıkımların Filistinlilerin temel barınma haklarını ihlal ettiğini ve bölgedeki insani durumu daha da kötüleştirdiğini belirtiyor.

