İsrail ordusu, İran’ın Natanz Nükleer Tesisi’ne yönelik pazar günü gerçekleştiği iddia edilen saldırıyla herhangi bir bağlantılarının olmadığını kesin bir dille yalanladı. Tel Aviv’den gelen bu açıklama, İranlı yetkililerin saldırıyı ‘sabotaj’ ve ‘terör eylemi’ olarak nitelendirmesi ve hatta İsrail’i doğrudan hedef göstermesinin ardından tansiyonu yükselten gelişmeler arasında yer aldı.
İsrail ordusu sözcüsü Avichay Adraee, pazar günü yaptığı açıklamada, İsrail’in Natanz’daki olayın arkasında olduğuna dair iddiaların asılsız olduğunu belirtti. Bu yalanlama, İranlı yetkililerin, tesiste yaşanan “elektrik kesintisinin” dış müdahale kaynaklı olduğunu açıklamasının hemen ardından geldi.
Natanz’da Neler Yaşandı?
İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Ali Ekber Salihi, pazar günü Natanz Nükleer Tesisi’nin elektrik dağıtım ağında bir “kaza” meydana geldiğini duyurdu. Başlangıçta “elektrik kesintisi” olarak ifade edilen olay, kısa süre sonra İranlı yetkililer tarafından daha ciddi bir tanımlama ile ele alındı.
- İlk Açıklama: İran Atom Enerjisi Kurumu Sözcüsü Behruz Kemalvendi, elektrik şebekesindeki kazanın herhangi bir can kaybı ya da kirliliğe yol açmadığını bildirdi.
- Sabotaj İddiası: Daha sonra Salihi, olayı “terör eylemi” ve “nükleer terörizm” olarak niteledi ve uluslararası toplumu bu eyleme karşı durmaya çağırdı.
- İran’ın Suçlaması: İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, İsrail’i doğrudan suçlayarak, “Siyonistlerin Natanz’a yönelik eyleminden intikam alacağımızı ve Siyonistlere karşılık vereceğimizi” vurguladı. Zarif, bu eylemin İran’ın nükleer ilerlemesini durduramayacağını da sözlerine ekledi.
Bölgesel Gerilim ve Viyana Müzakereleri
Natanz’daki olay, İran ile dünya güçleri arasında 2015 nükleer anlaşmasını (JCPOA) canlandırma çabalarının sürdüğü Viyana’daki müzakerelerin kritik bir dönemine denk geldi. Tahran, nükleer programına yönelik her türlü saldırının, mevcut müzakere sürecini baltalamayı hedeflediğini ve müzakerelerdeki konumunu zayıflatma amacı taşıdığını belirtiyor.
İsrail’in, İran’ın nükleer programına karşı uzun süredir devam eden endişeleri biliniyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran’ın nükleer programını “varoluşsal bir tehdit” olarak tanımlarken, daha önce de Natanz tesisinin İsrail’in sabotaj girişimlerine maruz kaldığı iddiaları gündeme gelmişti. Örneğin, Temmuz 2020’de yine Natanz’da bir patlama meydana gelmiş ve İranlı yetkililer bunun da dış müdahale kaynaklı olduğunu öne sürmüştü.
Son Natanz saldırısı iddiaları, bölgedeki gerilimi tırmandırma potansiyeli taşırken, uluslararası toplum da gelişmeler karşısında temkinli bir duruş sergiliyor. İran, tesisteki hasarın boyutuna dair net bir bilgi vermese de, olayın IR-1 tipi santrifüjlerin faaliyetlerini etkilediği yönünde işaretler bulunuyor. Bu durum, İran’ın uranyum zenginleştirme kapasitesini geçici olarak azaltabilir ancak Tahran yönetimi, nükleer faaliyetlerine ara vermeyeceklerinin altını çiziyor.

