Türkiye, 2023 yılında uluslararası doğrudan yatırımlarda (UDY) önemli bir artış kaydederek toplam 13,1 milyar dolar çekti. Bu rakam, bir önceki yıl olan 2022’deki 10,6 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırım performansına kıyasla belirgin bir yükselişi işaret ediyor. Ülke ekonomisine yapılan bu akış, Türkiye’nin uluslararası yatırımcılar için cazibesini koruduğunu ve belirli sektörlerdeki potansiyelini güçlendirdiğini gösteriyor.
Ekonomi Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre, uluslararası doğrudan yatırımlar içerisinde şirketler arası borçlanma kalemi, 2022’deki negatif değerden 2023’te pozitif bölgeye geçerek dikkat çekici bir değişim sergiledi. Bu, toplam yatırım miktarındaki artışın ana itici güçlerinden biri oldu.
Yatırımların Coğrafi Dağılımı: En Çok Hollanda’dan
2023 yılında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların ülkelere göre dağılımı, belirli coğrafyaların Türkiye ekonomisine olan ilgisini gözler önüne seriyor. Listenin başında Avrupa ülkeleri yer alırken, Ortadoğu’dan da önemli katkılar geldi.
- Hollanda: 2,6 milyar dolar ile en büyük yatırımcı ülke oldu.
- İrlanda: 1,9 milyar dolar ile ikinci sırada yer aldı.
- İsviçre: 1,1 milyar dolarlık yatırımla ilk üçü tamamladı.
- Fransa: 946 milyon dolar.
- Almanya: 863 milyon dolar.
- Lüksemburg: 705 milyon dolar.
- Katar: 692 milyon dolar.
- Birleşik Arap Emirlikleri (BAE): 624 milyon dolar.
- Belçika: 447 milyon dolar.
- Amerika Birleşik Devletleri (ABD): 443 milyon dolar.
Bu ilk 10 ülkenin toplam yatırımlardaki payı 10,4 milyar dolar olarak gerçekleşirken, bu oran genel UDY akışının yaklaşık %79,4’ünü oluşturdu. Bu konsantrasyon, belirli ülkelerle olan ekonomik bağların derinliğini vurguluyor.
Sektörel Tercihler: Finans ve Ticaret Lider
Uluslararası yatırımcıların Türkiye’deki sektör tercihleri, ülke ekonomisinin dinamiklerini ve büyüme alanlarını yansıtıyor. 2023 verilerine göre, finansal aracılık ve ticaret sektörleri en fazla ilgiyi çeken alanlar oldu.
- Finansal aracılık: 2,4 milyar dolar ile en çok yatırım alan sektör oldu. Bu durum, finansal hizmetler ve bankacılık sektöründeki potansiyelin devam ettiğini gösteriyor.
- Toptan ve perakende ticaret: 2,3 milyar dolar ile finans sektörünü yakından takip etti. Ticaretin canlılığı ve iç pazarın büyüklüğü, bu alandaki yatırımları teşvik etti.
- Bilgi ve iletişim: 2,1 milyar dolar. Dijitalleşme ve teknolojik gelişmelere paralel olarak bu sektör, yabancı yatırımcılar için cazip bir alan olmaya devam etti.
- İmalat: 1,9 milyar dolar. Türkiye’nin geleneksel olarak güçlü olduğu imalat sektörü, hala önemli bir yatırım çekme potansiyeline sahip.
- Enerji: 1,2 milyar dolar. Enerji geçişi ve artan enerji ihtiyacı, bu sektördeki yatırımları canlı tuttu.
Bu ilk 5 sektörün toplam yatırım içindeki payı 9,9 milyar doları bulurken, bu da genel UDY akışının yaklaşık %75,6’sını oluşturdu. Bu dağılım, hizmet ve sanayi sektörlerinin yabancı sermaye için kilit öneme sahip olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
Yatırım Türleri: Şirketler Arası Borçlanmada Sıçrama
Uluslararası doğrudan yatırımlar, sermaye girişinin farklı kanalları üzerinden gerçekleşir. 2023 verileri, yatırım türleri arasında önemli değişiklikler olduğunu gösteriyor.
- Sermaye iştiraki: 5,8 milyar dolar. 2022’deki 6,1 milyar dolardan hafif bir düşüş gösterse de, hala yatırımın önemli bir bölümünü oluşturuyor. Bu kalem, doğrudan şirket hissesi alımlarını veya yeni şirket kurulumlarını ifade eder.
- Gayrimenkul: 3,9 milyar dolar. 2022’deki 5,8 milyar dolara kıyasla belirgin bir düşüş yaşadı. Bu azalış, gayrimenkul piyasasındaki dönemsel dalgalanmaları veya yatırımcı tercihlerindeki değişimleri yansıtabilir.
- Şirketler arası borçlanma: 3,4 milyar dolar. Bu kalemin 2022’de eksi 1,3 milyar dolar olmasından sonra pozitif bölgeye geçerek güçlü bir artış kaydetmesi, toplam yatırım akışındaki en kritik değişikliklerden biri oldu. Bu durum, yabancı şirketlerin Türkiye’deki iştiraklerine finansal destek sağlama eğiliminin arttığını gösteriyor.
Genel olarak, Türkiye’nin 2023 yılı uluslararası doğrudan yatırım performansı, özellikle şirketler arası borçlanma kalemindeki toparlanma ve belirli sektör ile ülkelerdeki yoğunlaşma ile dikkat çekiyor. Bu gelişmeler, ülke ekonomisinin küresel sermaye hareketliliğindeki yerini güçlendirme potansiyeline işaret ediyor.

