Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah kentinde, insani krizin derinleştiği koşullarda yaşanan trajik bir olay, bölgedeki yaşam mücadelesinin acımasız yüzünü bir kez daha gözler önüne serdi. 6 aylık bebek Fawzi Muhammed er-Rantisi, soğuk hava, sağlıksız çevre koşulları ve bunlara bağlı gelişen solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle hayatını kaybetti. Minik Fawzi’nin ölümü, aylardır devam eden çatışmaların gölgesinde hayatta kalmaya çalışan on binlerce yerinden edilmiş ailenin karşı karşıya kaldığı tehlikelerin çarpıcı bir örneği oldu.
Aylardır devam eden savaş nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan Filistinlilerin sığındığı Refah’taki çadır kentler, kış aylarının çetin koşulları ve altyapı yetersizliğiyle boğuşuyor. Bölgeye sığınan yaklaşık 1,5 milyon insan, soğuktan korunmakta, temiz suya erişmekte ve temel hijyen koşullarını sağlamakta büyük zorluklar yaşıyor. Bu durum, özellikle bebekler ve küçük çocuklar için ölümcül riskler taşıyor.
Acı İçindeki Anne: “Hayatımı Söndürdü”
Minik Fawzi’nin annesi Suad er-Rantisi, evladının acı dolu kaybını anlatırken “Hayatımı söndürdü” sözleriyle yüreğindeki yangını dile getirdi. Gözü yaşlı anne, soğuk hava ve çevresel kirliliğin yol açtığı solunum problemleri nedeniyle bebeğinin nefes almakta zorlandığını belirtti. Fawzi’nin sağlığı, çadırda yaşamaya başladıkları günden itibaren bozulmaya başlamış, yetersiz tıbbi imkanlar ve ilaç kıtlığı ise durumunu daha da kötüleştirmişti.
Anne Suad, Refah’taki çadır yaşamının bebekler üzerindeki yıkıcı etkisine dikkat çekerek şunları kaydetti:
- “Bebeğimi kaybetmemin tek nedeni, yaşadığımız soğuk ve kirli çevreydi.”
- “Çadırda kalmak zorunda kalmamız, evladımı bizden aldı.”
- “Sürekli bir solunum sıkıntısı yaşıyordu ve yeterli tedavi imkanı bulamadık.”
Kirlilik ve Hastalık Riskleri: Gazze’nin Gündelik Dramı
Gazze Şeridi’nde, temiz su kaynaklarının büyük ölçüde tahrip olması ve kanalizasyon sistemlerinin çökmesi nedeniyle içme suyunun kanalizasyon sularıyla karıştığı biliniyor. Bu durum, dizanteri, kolera gibi su kaynaklı hastalıkların hızla yayılmasına zemin hazırlıyor. Birleşmiş Milletler ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yetkilileri, bölgedeki bulaşıcı hastalık riskine karşı defalarca uyarıda bulunmuştu. Temel hijyen maddelerine erişim eksikliği ve çöplerin birikmesi de bu tabloyu daha da ağırlaştırıyor.
Bölgedeki sağlık tesislerinin büyük çoğunluğu ya tamamen kullanılamaz hale geldi ya da çok kısıtlı imkanlarla hizmet vermeye çalışıyor. Yakıt, ilaç ve tıbbi malzeme kıtlığı, hastanelerin kritik durumdaki hastalara dahi yeterli bakımı sağlayamamasına neden oluyor. Bu insani felaket ortamında, en savunmasız kesim olan bebekler ve çocuklar, ağır bedeller ödüyor.
Minik Fawzi’nin ölümü, Gazze’deki insani krizin boyutlarını bir kez daha acı bir şekilde hatırlatırken, uluslararası toplumun bölgeye acil insani yardım ulaştırma ve yaşam koşullarını iyileştirme sorumluluğunu bir kez daha gündeme getirdi.

