İstanbul merkezli yürütülen ve Türkiye genelinde geniş yankı uyandıran operasyonda, akıllara durgunluk veren bir yöntemle milyonlarca liralık dolandırıcılık gerçekleştiren şebeke çökertildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince titizlikle yürütülen çalışmalar sonucunda, çetenin tam 65 yıl önce, yani 1959 yılında hayatını kaybeden bir kadının kimlik bilgilerini usulsüzce kullandığı tespit edildi.
Bu sıra dışı dolandırıcılık olayında, vefat eden kadının kimliğini istismar ederek banka hesapları açan, kredi kartları çıkaran ve hatta gayrimenkul satışları gerçekleştirmeye çalışan şebeke üyeleri, düzenlenen operasyonlarla kıskıvrak yakalandı. Toplam 10 şüpheli, geniş çaplı bir operasyonla gözaltına alındı.
Vefat Eden Kadının Kimliğiyle Milyonluk Vurgun
Soruşturma, 1959 yılında yaşamını yitiren bir kadına ait kimlik bilgilerinin usulsüz bir şekilde kullanılarak çeşitli finansal ve ticari işlemler yapıldığı yönündeki ihbarlarla başladı. İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, ihbarları derinlemesine inceleyerek karmaşık bir dolandırıcılık şebekesinin izini sürdü. Yapılan detaylı araştırmalar, şebekenin devlet kurumlarını ve vatandaşları milyonlarca lira zarara uğrattığını ortaya koydu.
Edinilen bilgilere göre, şebeke üyeleri, vefat eden kadının nüfus kayıtlarındaki bilgilerini ele geçirerek, bu bilgileri sahte belgelerle birleştirdi. Ardından, sahte vekaletnameler ve kimlikler kullanarak çok sayıda usulsüz işlem gerçekleştirdi:
- Farklı bankalarda yüklü miktarlarda hesaplar açıldı.
- Çeşitli finans kurumlarından kredi kartları çıkartılarak yüksek limitli harcamalar yapıldı.
- Maddi değeri yüksek gayrimenkulleri üçüncü kişilere satmaya yönelik girişimlerde bulunuldu.
- Kimi zaman finansal kuruluşlardan nakit kredi çekme denemeleri yapıldığı da tespit edildi.
Türkiye Geneline Yayılan Operasyon ve Gözaltılar
Polis ekipleri, teknik ve fiziki takibin yanı sıra titiz bir veri analiziyle şebekenin tüm üyelerini ve bağlantılarını deşifre etti. İstanbul merkezli yürütülen operasyon, sadece İstanbul’la sınırlı kalmayıp Adana, Antalya, Bursa, Gaziantep, Hatay ve Mersin gibi farklı illere de yayıldı. Eş zamanlı olarak düzenlenen baskınlarda, dolandırıcılık şebekesinin kilit isimleri dahil olmak üzere toplam 10 şüpheli yakalandı.
Gözaltına alınan şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda, dolandırıcılıkta kullanılan çok sayıda sahte belge, dijital materyal ve suçtan elde edildiği düşünülen bir miktar nakit paraya el konuldu. Ele geçirilen deliller, şebekenin dolandırıcılık yöntemlerini ve kurbanlarını nasıl seçtiklerini tüm açıklığıyla gözler önüne serdi.
Adalete Sevk ve Toplumsal Mesaj
Emniyetteki sorgu ve işlemlerinin ardından şüpheliler, “Nitelikli Dolandırıcılık”, “Resmi Belgede Sahtecilik” ve “Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma” suçlamalarıyla adliyeye sevk edildi. Savcılık sorgularının ardından mahkemeye çıkarılan şüphelilerden bazılarının tutuklandığı, bazılarının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı öğrenildi.
Bu operasyon, kimlik bilgilerinin korunmasının ve dijital güvenlik önlemlerinin ne denli kritik olduğunu bir kez daha gösterirken, kamuoyunda da geniş yankı buldu. Emniyet güçleri, benzer dolandırıcılık yöntemlerine karşı vatandaşları dikkatli olmaları ve şüpheli durumlarda derhal yetkililere bilgi vermeleri konusunda uyardı.

